11 Ağustos 2014 Pazartesi

En güzel hediye: “Kişiye özel puzzle” yani “foto puzzle”

Hediye seçmeyi hem çok önemsiyor, hem de seçim yaparken zorlanıyorsanız, size bir tavsiyemiz olacak. Sevdiğiniz kişilere  en özel zamanlarınızı ölümsüzleştiren bir fotoğrafı puzzle formunda hediye etmeyi düşünmüş müydünüz? İster adına “kişiye özel puzle” deyin, isterseniz “kişisel puzzle” deyin veya “foto puzzle” deyin, -çok müşkülpesent olmadığı sürece- emin olun sevdiğiniz kişi  bu kendine özel hediyeden çok hoşlanacaktır.  
Daha önce denemediyseniz ve foto puzzle düşüncesi sizi heyecanlandırdıysa, aklınıza takılacak olan muhtemel soruları da yanıtlayalım o halde.
size özel puzzle örneği

Her fotoğraftan  foto puzzle olur mu?
Maalesef bu mümkün değil.  Seçeceğiniz fotoğraf, yüksek çözünürlüklü olmalıdır. 700 Kb altındaki fotoğrafları bu nedenle kabul edemiyoruz. Cep telefonu ile çekilen, internetten, Facebook’tan kopyaladığınız fotoğraflar da ne yazık ki puzzle olmaya uygun değildir.
Seçeceğiniz fotoğrafta telif hakkı sorun mudur?
Evet sorundur. Bu nedenle kendinize ait olan fotoğraflar için puzzle talebi yapmanızı rica ediyoruz. Eğer fotoğrafı bir yerlerden kopyalamışsanız, ileride doğabilecek telif haklarından sorumlu olacağınızı hatırlatmak isteriz. Siz en iyisi kendinizi bu anlamda hiç riske atmadan, kendinize ait veya  sahibinden izin aldığınız bir fotoğrafı seçin.
Kişiye özel foto puzzle’lar kaç parçalıdır?
99 parça - 500 parça – 1000 parça – 2000 parça şeklinde 4 kategoriden dilediğinizi seçebilirsiniz. Parça sayısı değiştikçe baskı kalitesinde hiçbir değişiklik olmayacaktır, içiniz rahat olsun.
Parça sayısına göre puzzle boyutları değişiyor mu?
Evet değişiyor:
99 parça:      A4 boyutudur yani 21* 29,7 cm.
500 parça:    48*34 cm.’ dir
1000 parça:  48*68 cm.’dir.
2000 parça:   68*98 cm’dir.
Puzzle’lar parçalar halinde mi yoksa yapılı mı teslim ediliyor?
99 parça olan en küçük boyutu yapılı halde teslim ediyoruz. Diğer boyutlar ise normalde  özel kutusunda parçalar halinde teslim ediliyor. Eğer puzzle’ınızın yapılı teslim edilmesini istiyorsanız, bunu sipariş verirken belirtmelisiniz. Arzu ederseniz hediye paketi de yapıyoruz sizin için..
Sipariş nasıl veriliyor?
Burayı tıklayarak  göreceğiniz kişisel puzzle  istek formunu doldurup resminizi yükleyerek bize gönderdiğinizde, size en kısa zamanda olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapıyoruz. Resminiz teknik olarak uygunsa siparişinizi telefonla tamamlıyoruz.
Alternatif şablonlar var mı?
Burayı tıklayarak göreceğiniz sevgililer günü şablonlarımızdan birini seçerek puzzle’ınıza ekstra romantizm katabilirsiniz elbette..
Teslimat süresi nedir?
Size  özel bir üretim yapılacağı için teslimat süresi sipariş onayından sonra 7 iş günüdür. Doğum günü, sevgililer günü, anneler günü  gibi özel  günler için kişiye özel puzzle  hediye etmeyi düşünüyorsanız, üretim süresini yani 7 günü hesaba katmayı unutmayın diyelim. Küçük bir hatırlatma daha yapalım; foto puzzle siparişlerinizde kapıda ödeme seçeneği maalesef bulunmamaktadır.

Umarız  foto puzzle konusunda yeterince aydınlatıcı bir yazı olmuştur sizin için. Aklınızda soru kaldıysa, info@puzzlegaleri.com  adresinden bize ulaşmakta lütfen tereddüt etmeyiniz..

Keyifli puzzle’lamalar..

7 Ağustos 2014 Perşembe

Van Gogh’un Kulağı


Autoportrait, Van Gogh
Vincent Van Gogh, ressam olmanın çok ötesine geçmiş bir kişiliktir. Zira “Eziyet çeken sanatçı” deyince bir çok kişinin  aklına  O’nun imgesi gelir. Resimleri sayesinde şöhrete kavuşmuştur şüphesiz, ama hayat hikayesi O’nu bir ressam olmanın ötesinde bir efsaneye dönüştürmüştür.

Ne zaman Van Gogh gündeme gelse, resimleri dışında O’nun kulağı, daha doğrusu –kulağının eksikliği-  mutlaka söz konusu olur. Bu yazımızda size bu hikayenin detaylarını anlatmak istiyoruz.

Her ne kadar değişik yorumlar yapılsa da Van Gogh’un kulağı hikayesi şu şekilde bilinir:

Şubat 1888’de, Vincent, Arles kentine taşınır. Çünkü sanatçılarla bir arada olmak, direkt  gün ışığının daha çok olduğu Güney Fransa’da resim yapmak gibi hayalleri vardır. Arles’in manzarasını sever, ışığını sever ve insanlarını da sever. Bu kentte yapılacak ilk iş bir ev bulmak, sonra da  bir  resim stüdyosu  kurmaktır.

  Lamartine numara 2’de, aylık 15 Frank karşılığında küçük sarı bir ev bulur. Sıra gelmiştir birlikte kalacağı ve resimler yapacağı başka bir ressamı bulmaya. Önceki yıl, yani 1887’de Paul Gauguin Paris’e taşınmış ve orada Vincent ile tanışmıştır. Vincent’in sanat simsarlığı yapan yapan abisi Theo tanıştırmıştır bu iki ressamı. Vincent, Gaugin’e saygı duymaktadır ve Arles’de kendisine eşlik edecek en mükemmel ressamın Gauguin olduğunu düşünür. Theo’nun ikna çabaları sonucunda Gauguin bu öneriyi kabul eder ve 23 Ekim günü sabahın erken saatlerinde Vincent’in sarı evine gelir.

http://www.puzzlegaleri.com/Room-at-Arles-Vincent-Van-Gogh-3000-parca,PR-694552.html
Room at Arles (Sarı Evdeki Oda)


Bu iki ressam, bir kaç hafta iyi anlaşırlar. Birlikte yerler, birlikte içerler ve birlikte resim yaparlar. Küçük sarı evde neredeyse tüm zamanlarını birlikte geçirirler.  Hem Van Gogh, hem de Gauguin, Empresyonizm ile ilgilenir ve aynı objelerin resmini yaparlar. Yan yana çalıştıkları için aynı sahneyi farklı yollardan nasıl çizdiklerini de birbirlerine göstererek kendilerini geliştirme olanağı bulurlar.

Arles, her iki sanatçının da çalışması için verimli bir yerdir ama Gauguin, Empresyonizm ile daha çok ilgilenmek için  oradan uzaklaşmayı tercih eder. Van Gogh ise bir tanesi daha sonra dünyanın en büyük müzesinde  sergilenecek olan  en iyi resimlerini bu evde yapar.


L’Anglois Bridge at Arles (Arles İngiliz Köprüsü) 1888, Tuval üzerine yağlı boya

Mutluluk bazen kısa sürelidir. Nitekim Gauguin de Vincent ile yaşamanın zor olduğunu fark eder. Ayrıca Gauguin, bir çok konuda başarılı olduklarını ve sanata bakış açısındaki görüşlerinin Vincent’inkinden giderek farklılaştığını hisseder. Bu durum, her iki sanatçı için de stres yaratmaktadır. Öyle ki  bazen Vincent Gauguin’e sevgi ve şefkat gösterirken, diğer zamanlarda ise O’ndan nefret etmeye başlar.
Gauguin, ekimin sonlarında geldiği sarı evden aralık ayında ayrılmaya karar verir ve  Vincent’e bir not yazar:

 - Şimdilik kalıyorum, ama her an terk etmeye hazırım!

Bu notu aldıktan sonra biraz zaman geçer ve nihayet aralığın 23’ünde Vincent Gauguin’e ayrılmayı mı planladığını sorar.  Gauguin bu soruya “Evet” diye cevap verince, Vincent mahvolur. Gazeteden, üzerinde “katil havalandı” yazan  bir cümle yırtar ve Gauguin’in eline uzatır. Akşam yemeğinden sonra Gauguin yürüyüş yapmak için  dışarıya çıkar. Ancak sarı evden  çıkınca Vincent’in yaklaşan ayak seslerini duyar. Bakmak için döndüğünde, Vincent’in elinde bir ustura ile kendisine doğru yürüdüğünü görür. Vincent durur, başını aşağıya indirir ve  hızla eve geri döner.

O akşamın geri kalanıyla ilgili fazla detay yoktur, her zaman olduğu gibi Van Gogh, “çılgınlık” anlarından sonra, az önce  yaşanan olaylarla ilgili çok az şey hatırlayarak uyanır. Gauguin, kardeşi Theo ve polisin yaptığı açıklamalardan öğrendiğimize göre,  o gece Gauguin otelde kalırken Vincent eve dönmüştür.

Aynı akşamın ilerleyen saatlerinde, yani saat 22’den sonra  Vincent eline bir ustura alır ve sol kulak memesinin bir kısmını keser. Polis, olay sonrasında eve geldiğinde her yeri kan içinde bulur, her tarafta  kana bulanmış eski püskü giysiler ve yukarı çıkan merdivenler boyunca kanlı el izleri vardır.

Vincent kestiği kulak parçasını alır ve  bir gazete parçasına sarar,  yarasının üzerini  de bir şapka ile kapatarak elinde gazeteye sarılı kulak olduğu halde  evden çıkar. Fransızca’da “maison de tolerance” denilen genelevlerin evine en yakın olanına gider. Evde çalışan ve daha önceden tanıdığı Rachel’i çağırır, kulağı ona vererek "bu nesneyi dikkatle koru” der.
Ertesi gece, Gaugin sarı eve döndüğünde kapının önünde polisleri ve izleyicilerden oluşan kalabalığı görür. Polis, Vincent’i  yatağında kanlar içinde bulduğunda, ilk önce öldüğünü ve hatta muhtemelen  intihar ederek öldüğünü düşünmüştür. Gauguin, Gogh’un ölmediğini fark eder. Polislerin O’nu yavaşça uyandırmalarını ister ve eğer uyandığında Gauguin’i sorarsa, Paris’e  döndüğünü söylemelerini ister. Vincent, arkadaşı Gauguin’i görmek ve O’nunla konuşmak istediğini sürekli söylerken hastaneye kaldırılır. Bu sırada Vincent, hâlâ dostluğunun kurtarılabileceğini  düşünmekte ve  yapacağı yeni resimleri planlamaktadır..

Olaya dışarıdan bakılınca Vincent’in kulağını kesmesi,  gerçekten de çok garip ve sert bir tepki olarak görünüyor. Ama  Vincent Van Gogh’un psikolojisi çok derinlerde sorunludur  ve  zihni O’na delice görünen bağlantılar yaptırmaktadır..


Van Gogh, Yıldızlı Gece

 Vincent’in o anlarda her şeyden çok istediği tek şey, çalışmaktı.  Sanatçıların bir araya geldiği, resim yaptığı, resim hakkında konuştuğu ve birbirlerinden yeni şeyler öğrendiği bir yerdir istediği. Van Gogh, bu fikrinin Gauguin’in gelmesi ile gerçekleştiğini düşünür ve bilir ki O’nu ve her şeyi mahvetmiştir. Gauguin ile iyi geçinemediği için kendini suçlar. Geçmişteki ilişkilerinde olduğu gibi bu sefer de yalnız kalmıştır.

Vincent bir dostunu   ve  hayallerini mahvettiği için cezalandırılmayı hak ettiğini düşünmüş olabilir ve zihni bu anlamda ilgili bağlantıları bulmak için hemen harekete geçmiş olabilir. Dini inanışı, Yahuda İsa’ya ihanet ettikten sonra Romalı bir askerin kulağını kesen Peter’in düşüncelerini O’na hatırlatmış da olabilir. O zamanlarda çok popüler olan bir kitap vardır ve  bu kitaptaki bir karakter, kulağı kesilerek cezalandırılmıştır. Bir ay önce de Karındeşen Jack, bir kadının kulağını kesmiştir.  Vincent’in zihninin nasıl çalıştığını bilemiyoruz elbette, ama böyle bir cezalandırma örneği görmesi ve kendini cezalandırmak için bu yöntemi seçmesi kuvvetle muhtemeldir.

Son olarak şunu da hatırlatalım:

Vincent Van Gogh, kulağını kesmemiştir, sadece kulak memesinin alt kısmını kesmiştir.
Sanatçının eserlerinden oluşan puzzle seçkisine buraya tıklayarak mağazamızdaki Van Gogh kategorisinden ulaşabilirsiniz.


KAYNAK:     http://www.vangoghgallery.com/misc/van-goghs-ear.html
UYARLAMA ÇEVİRİ: www.puzzlegaleri.com


4 Ağustos 2014 Pazartesi

Salvador Dali ile ilgili enteresan gerçekler..

Salvador Dali
Resim sanatı ile ilgilenmeseniz bile Salvador Dali’yi mutlaka duymuşsunuzdur. Ya kaşlarına kadar  uzanan bıyıklı fotoğrafı gözünüze çarpmıştır, ya da hakkında anlatılan bir hikayeye kulak misafiri olmuşsunuzdur.

Sürrealizm deyince akla gelen eserlerinin yanı sıra yaratıcı zekası ile söyledikleriyle de akıllarda kalmıştır bu sıra dışı sanatçı. Biz sizlere bu yazımızda kendisiyle ilgili ilginç detaylardan ve efsaneleşen anekdotlardan keyifli bir derleme yaptık.

Şöyle başlayalım:

Bir gün sempozyuma çağırmışlar Dali’yi.. Tabi bunu duyan bir çok insan dinlemeye gitmiş sanatçıyı. Bir saat geçmiş Dali yok, iki saat geçmiş Dali yok. Üç saat geçmiş Dali yine yok. İzleyiciler yavaş yavaş salonu terk etmeye başlamışlar. Aradan beş saat geçtiğinde salonda sadece 2-3 kişi kalmış -ki onların azmine şapka çıkarmak gerekir- derken Dali içeri girmiş:

“İşte beklemek budur” demiş ve çıkmış gitmiş..

 Yani  sadece sanatı değil, yaşam biçimi de gerçeküstüdür Dali’nin..


Swans ReflectingElefants, Dali (1500parça)

Bilinçaltı resimlerini çizmek için uyumadan önce uzun saatler boyunca boş tuvale baktığı rivayet olunur, bilemeyiz tabii doğru mudur eğri midir..

Bıyıklarını o özgün forma sokabilmek için balmumu ile ovduğunu  da okuduk bir yerlerde..

Bunu bilmek ne işinize yarayacak gerçi ama biz yine de söylemiş olalım: Sanatçıda çok yoğun bir çekirge fobisi vardır, aynı zamanda mikroplardan da çok korkar.

Rüyaları sanat diline tercüme etme yeteneği ile tanınan sanatçı, bu tür yapıtlarına
“hand printed dream photographs” yani “el baskısı rüya fotoğrafları” adını vermiştir. 


La Persistance De LaMemorie,Dali (1500 parça)


Heykeltraştır, film yapımcısıdır, yazardır ve bir çılgındır, ya da insanların O’nun bir çılgın olduğuna inanmalarını ister. Bütün hayatını bir dahi olduğunu kanıtlamaya adamıştır desek abartmış olmayız.

Çocukken sık sık okuldan atılan, paranın nasıl sayıldığını bilmemesi ile ünlenen, ayaklarını birilerinin görmesinden korkan, kötü ruhları kovmak için yanında şans getirdiğine inandığı bir odun parçası taşıyan, toplum içindeyken dikkatleri üzerine çekmek için aşağıya ve yukarıya atlaması muhtemel olan, takma adı Avida Dollars, yani kabaca “dolara istekli” anlamına gelen, ister dahi deyin, isterse  deli deyin ama sanatının yıllar boyunca konuşulduğu ve hep konuşulacağı Salvador Dali’dir O...

Hakkında ne söylesek de mutlaka eksik kalan bir şeyler olacaktır.

“Bir deli ile benim aramdaki fark şudur: Deli, aklının başında olduğunu düşünür, bense bir deli olduğumu biliyorum.” demekten çekinmeyen, “Aşırı tatmin olmaktan öleceğimi düşündüğüm günler oluyor.” deyip “uyuşturucu kullanıyor musunuz?” sorusu üzerine
 “Uyuşturucu kullanmıyorum, kendim uyuşturucuyum.” yanıtını veren; “Sigara içmediğim için bıyık bırakmaya karar verdim, daha sağlıklı..” diye  tuhaf bıyıklarını gündeme taşıyan sanatçının gerçek adının Salvador Felipe Jacinto Dalí Domènech Marquis of Pubol olduğunu da hatırlatarak, mesela filleri upuzun bacaklı çizerek dünyayı bize farklı bir bakış açısından gösteren bu sanatçının  yine unutulmayan bir sözü ile yazımızı noktalamak istiyoruz:

“Dahi değilsen bile öyle davran..”


RoseMeditative, Dali (1000 parça)


KAYNAKLAR:
http://www.brainyquote.com/quotes/authors/s/salvador_dali.html

https://www.goodreads.com/author/quotes/165858.Salvador_Dal_

http://www.briansewell.com/artist/d-artist/salvador-dali/facts-on-salvador-dali.html

http://www.spanish-learning-corner.com/salvador-dali-quotes.html


23 Temmuz 2014 Çarşamba

Mirrorkal Escher ile bulmaca sınırlarınızı zorlayacaksınız!

Zeka bulmacaları konusunda dünyaca ünlü Ivan Moscovich, bugün size anlatacağımız Mirrorkal Escher adlı bulmacanın da mucidi.  İlk bakışta yine Ivan Moscovich’in imzasını taşıyan “You and Mona Lisa” adlı bulmacaya çok benzediği düşünülse de,  Mirrorkal  Escher mekanik  olarak tamamen farklı tasarlanmış.  İşin en sürprizli kısmı ise  Ivan, görsellerini kullandığı ünlü sanatçı M.C Escher ile 1964 yılında yüzyüze de tanışmış.

Bu iki Mirrorkal bulmacanın arasındaki belirgin farkı ise şöyle açıklayabiliriz. “You and Mona Lisa”,   kaydırmalı bulmacadır ve  içindeki bloklar, çerçeve ile sınırlanmıştır. Escher’de ise her bir bloğu nasıl isterseniz o şekilde tutabilir ve elinizde oynatabilirsiniz. Fakat bu özelliğin bulmacayı kolaylaştırdığını sakın düşünmeyin. Tam tersi, Mirrorkal Escher çok daha zor bir bulmaca diyebiliriz. Çünkü bu bulmaca  çok fazla olası kombinasyonlar içeriyor,  yanlış kombinasyonları yapma olasılığınız da dahil..

Eğer daha önce hiç Mirrorkal bulmaca çözmediyseniz, size basitçe mantığını da anlatalım:
 Bulmacada 9 tane blok var.  Bu blokların her birinde bütün yüzeyleri kaplayan 4 tane resim var, yalnız ikisi hariç. Bu iki blok ya boş bırakılmış, ya da şeffaf bırakılmış. Birbirine bitişik olan bu iki yüzün ortak kenarına paralel olarak stratejik bir şekilde yerleştirilmiş ayna var. Çerçeveler doğru yerleştirildiğinde, dokuz resmin parçalarını aynalar yansıtıyor ve ortaya bütünlüklü bir görüntü çıkıyor. Bu bulmacada  M.C. Escher’in en ünlü beş tane görseli kullanılmış.

 Her bir blok 3 cm. genişliğinde, dolayısıyla çerçeve dahil olmak üzere bulmacanın genişliği yaklaşık 13 cm. civarında. Aynaların kullanımına göre dokuz küpte yer alan resimlerin tamamı gerekli olmadığı  için, öncelikle çerçevenin duvarları içinde kalanları bulmalısınız. Bu duvar parçaları, resmin yönünü  ve her bir bloğun nerede yerleşeceğini bulmakta oldukça yararlıdırlar.


 Blokları yanlış yere koyduğunuzda kolayca  yer değiştirebilmeniz için bulmacanın tasarımında çok güzel bir özellik  de düşünülmüş; yani her bir bloğun yerleşeceği yerde 9 tane delik var.
Bulmacada var olan beş görselden  bir tanesini oluşturmak,  özellikle de ilk görsel sizi zorlayabilir. Ama birinciyi çözdükten sonra emin olun sonuncuyu da 5 dakika içinde çözmüş olursunuz. İzlemek zorunda olduğunuz mantık, her bir resim parçasının aynadaki yansıma sonrasında nasıl göründüğünü bilmek olmalıdır. Bir bloktaki resim parçasına yakından bakarsanız, bloktaki resimlerden birinin de yansıtıldığını görürsünüz.  Görseli yansıtmak için aynaları kullandığınızda doğru yönelimi de bulmuş olacaksınız.




Görsellerden birini oluşturup bulmacayı çözmek için, seçtiğiniz resmin parçalarını taşıyan blokları diğerlerinden ayırmanız gerekir. Resminizin parçalarını taşımayan ve sadece yansıma görevi üstlenen bu blokları akıllıca kullanmalısınız. Daha sonra, çerçeve için doğru yerleştirmeyi bulun, ki bunlar da çerçevenin içindeki duvarlarda görünürler. Yerleştirdiğiniz blok sayısı arttıkça kalanların nerede olacağını bulmanız da kolaylaşacaktır.




Bulmacayı çözdüğünüzde aynaların kullanımıyla ortaya çıkan büyüleyici görüntüye hayran olacaksınız.

Mirrorkal Escher ile keyifli zaman geçirmeniz dileğiyle..

NOT: Bu bulmacayı mağazamızdan temin edebilirsiniz..



KAYNAK: mypuzzlecollection.blogspot.com

UYARLAMA ÇEVİRİ:  www.puzzlegaleri.com

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Gustav Klimt'in 152. yaşı kutlu olsun!

Bugün 14 temmuz 2014.

 “Tarihte bugün neler olmuş?” diye araştırma yapacak olursanız elbette çok fazla detayla karşılaşırsınız. Biz, 14 temmuz’da doğan ve bir çok önemli eserinin puzzle’a da  dönüştüğü  ünlü  ressam Gustav Klimt’den söz etmek istiyoruz bugün.

  Kendisi 14 temmuz 1862’de doğmuş, yani günümüzden tam 152 yıl önce..  İyi ki de doğmuş; zira 1918 yılında 56 yaşındayken kendisini kaybetmemize rağmen günümüzde kendisine ve eserlerine  hâlâ hayran olabiliyoruz..

Avusturyalı Klimt, sembolizm akımının sanatçılarındandır. Klimt, sanatını sadece tuvallerle sınırlamamış; duvar resimleri, eskizleri ile de tanınmıştır. Eserlerine bakıldığında genel olarak kadın bedeni ve dekoratif süsleme detayları göze çarpar.

Gustav Klimt, Yelpazeli Kadın, 1000 Parça 


Çağının  sanat anlayışına karşı çıkarak kendi akımlarını yaratan sanatçılar arasındadır Gustav Klimt. 1897 yılında bu anlamda “Viyana Sezession” adlı kendi gruplarını arkadaşlarıyla birlikte kurmuşlardır. “Kutsal Bahar” adındaki dergiyle yaydıkları sanat akımının adı ise “Art Nouveau” olarak literatüre geçmiştir.  En önemli eserleri nedir derseniz, “Öpücük”, “Adele Bloch-BauerI”, “Judith” ve “Holofernes” adlı resimlerle karşılaşırsınız.

Gustav Klimt, Die Jungfrau,1500 parça

Sanatçı, eserlerinde kadının dış güzelliğini erotik bir estetikle vurgularken, ayrıca kadının üretkenliğine ve gücüne de değinmeyi ihmal etmemiştir. Özgür ifade tarzı nedeniyle sanatçıyı ahlaksızlıkla suçlayanlar olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Hatta resimlerindeki sansürden sıkılan sanatçı, “sansür canıma yetti artık, bundan kurtulmak istiyorum, devletin her türlü desteğini reddediyorum, bunlar olmadan da yaşayabilirim” demiştir ve manzara resimleri ile sosyete portrelerine yönelmiştir.

GUSTAV KLIMT VE KADIN

Sanatçı kadın imgesini tüm doğallığıyla, masumiyetiyle,  aynı zamanda erotik unsurlar da içeren öyle bir estetikle anlatır ki, bakanlar resimlerinden gözlerini alamazlar.

En ünlü tablolarından olan “The Kiss/ Öpücük” eserinde yüzü görünmeyen bir erkek, bir kadını yanağından öpmektedir. Birçok feminist sanat eleştirmeni, Klimt’in bu eserini ve bir çok portresini -kadın bedenini erkek arzu nesnesi olarak- gösterdiği için eleştirse de bir çok izleyici de aynı portreyi çiçeklerle ve altınlarla kaplı masalsı bir dünyada aşkın ve tutkunun resmi olarak algılamışlardır.
Altınlı gümüşlü yaldızları kullanarak yarattığı bu çok renkli, ışıltılı, estetik eserleriyle Gustav Klimt, sanat tarihinde tabulara karşı çıkışı sayesinde yenilikçi bir kişilik olarak yerini almıştır. 
152. doğum gününde sanatçıyı sizlere biraz da olsa tanıtabildiysek ne  mutlu bize..


Mağazamızda sanatçının eserlerinden oluşan puzzle seçkisine  Gustav Klimt araması ile buradan  ile ulaşabilirsiniz.


KAYNAKLAR:
http://www.yasambilimleridergisi.com/makale/pdf/1356125332.pdf
http://tr.wikipedia.org/wiki/Gustav_Klimt


10 Temmuz 2014 Perşembe

3D puzzle’ların bir seviye üstü: Şaşırtcı interaktifliğiyle 4D puzzle’lar


Geleneksel yatay puzzle’lardan her ne kadar vazgeçmeseniz de 3D puzzle’ları ve  bir sonraki versiyon olan 4D puzzle’ları mutlaka duymuşsunuzdur.
3D puzzle’lara zaman boyutunun da eklenmesiyle oluşan bu 4D puzzle’larla uğraşırken, zamanda mini bir yolculuğa da çıkmış olacaksınız. Pisa Kulesi’nden Broklyn Köprüsü’ne, Chicago’dan Washington DC’ye kadar bir çok önemli eseri ve de şehri bu puzzle’lar sayesinde yeniden inşa edebileceksiniz.


4D şehir görünümlü puzzle’ları ele alalım. Zaman boyutunun eklendiği bu puzzle’ları birleştirirken, kentin tarihinin belirli dönemlerini yeniden inşa edecek, o şehir hakkında birçok bilgi de öğrenmiş olacaksınız. Gerçekten de çok heyecan verici değil mi?

4D şehir puzzle

Bu puzzle'lar ile uğraşırken, örneğin bir şehri 1812'den itibaren yeniden inşa etmeye başlayacak, sonra 1910 yılına atlayacaksınız. Ardından 1970 yılına sıçrayacaksınız, en sonunda da günümüzün modern görünümüne  ulaşacaksınız. Her bir 4D puzzle, aslında  o şehrin tarihine tamamen uyan benzersiz bir zaman çizelgesidir diyebiliriz.

4D şehir görünümlü puzzle’ların birden fazle  katmanı vardır. İlk bölüm sizin de aşina olduğunuz kısımdır: Bir peyzaj, yani çevre düzenlemesi yapacaksınız. İkinci katman ise şehrin coğrafi haritasının oluşmasını sağlayacaktır. Son katmanda ise, gökdelenler ve binalar sizi çok farklı bir zamana, yani içinde bulunduğunuz yıla geri götürecektir. Her puzzle’da ayrıca size yardımcı olacak  bir “Zaman Posteri” de bulunmaktadır. Bu posterlerde her binanın hangi yılda yapıldığı bilgisi yer alır. Size düşen görevse tarih sırasına göre binaları yerine yerleştirmek olacaktır.



Eğlenceli olduğu kadar eğitici de olan bu tür 4 boyutlu puzzle’ların
faydalarını sıralayacak olursak:
  • Bir şehrin nasıl evrim geçirdiğini ve de geliştiğini öğrenirsiniz.
  • Tarihi binaları keşfeder ve mimari stilleri öğrenirsiniz.
  • Tarihte belirleyici rol oynayan özel zamanları, yani dönüm noktalarını keşfedersiniz.
  • Bir bölgenin coğrafik özelliklerini tanırsınız.
  • Bütün bunlara ek olarak  diyebiliriz ki, 4D puzzle’lar, grup olarak vakit geçirmek için ideal bir seçimdir. Dünya üzerindeki en güzel şehir siluetlerinden sevdiklerinize vereceğiniz hediye de çok özel olacaktır.

Mesela New York’un 4D puzzle’ı ile  Manhattan’ın 1812’den günümüze uzanan 202 yıllık tarihinde yolculuk yapacak; Özgürlük Heykeli, Empire State Binası, United Nations, Dünya Ticaret Merkezi gibi ünlü  yapıları kendi zamanında tekrar inşa edeceksiniz.

4D puzzle'lar hakkında aklınızda soru kaldıysa aşağıdaki videoyu da izlemenizi tavsiye ederiz.






KAYNAK: http://blog.puzzlewarehouse.com/one-step-up-from-3d-astonishingly-interactive-4d-puzzles

UYARLAMA ÇEVİRİ: www.puzzlegaleri.com

4 Temmuz 2014 Cuma

Bir iş kurmak, puzzle birleştirmeye benzer!

İş kurmak istiyorsunuz ve nasıl başlayacağınız konusunda kafanız mı karışık?  Eğer daha önce puzzle ile uğraştıysanız, deneyimlediğiniz puzzle  birleştirme stratejilerini  yeni işinize başlarken de kullanabilirsiniz.


 Bir puzzle bitirmişseniz veya en azından bir puzzle üzerinde çalışmışsanız size bir sorumuz olacak. Puzzle ile uğraşırken ilk olarak ne yapmıştınız? Muhtemelen önce puzzle’ın bütün parçalarını ortaya dökmüş ve  üzerindeki resmi referans olarak kullanmak için puzzle kutusunu  gözünüzün önünde bir yere dayamışsınızdır. Bir çoğumuz için ikinci aşama ise bütün kenar parçalarını diğerlerinden ayırmak olmuştur. Sonrasında ya kenarları birleştirmeye çalışmış, ya da puzzle’ın çerçevesini yapmışsınızdır.  Bundan sonrasında ise bütün parçaları renklerine göre ayırmış ve  parçaların uymadığı yerlere girmesi için onları zorlamadan, her bir parçayı doğru yere yerleştirmeye uğraşmışsınızdır.

Eğer referans alacağınız bir resim size verilmemiş olsaydı puzzle’ı nasıl birleştirirdiniz bir düşünün. Puzzle’ın bütün kenar parçalarının kaldırıldığını ve böylece bitmiş puzzle’ın ne kadar büyüklükte olduğunu veya nasıl bir şekil alacağını bilemediğinizi varsayın. Ve hatta size verilen puzzle parçalarının tamamının her iki yüzünün de gri renkte olduğunu düşünün. 

 Kenar parçası yok, boyut yok, renk yok, referans alınacak hiç bir örnek yok! Böyle bir puzzle’ı tamamlamak sizce kolay olur muydu?

puzzle and business
yeni iş kurmak, puzzle birleştirmeye benzer!
Bu ikinci senaryo, birçok insanın kendi kendine iş kurmak için izlediği yollara çok benziyor. Eğer bir danışman veya eğitmenle çalışıyorsanız, size verilecek ilk tavsiyenin “kutunun üzerindeki resim” olduğunu fark edersiniz.  Bu resim, işinizi geliştirirken değiştirilebilir. Bununla birlikte, ne kadar büyümek istediğinizi belirlemek de atılacak önemli adımlardan biridir. Sadece birkaç müşteri ile küçük küçük başlamak, yeni bir işe başlamanın en yaygın halidir. İş başladıktan sonra daha fazla servis, daha fazla ürün çeşidi veya detaylı süreçler sunarak işinizi geliştirmeniz mümkündür. Bazı durumlarda, yani size referans verebilecek sadık bir müşteri kitlesi oluşana dek;  sadece bir müşteri için çalışmak, piyasa için çalışmaktan daha faydalı olabilir.

Hangi gelir akışlarının uygun olduğunu belirlemek de “iş puzzle”’ında  sizin için önemli olan “kenar parçalarını” sağlayabilir. İşiniz gerçekten de birebir müşteri ile çalışmayı mı gerektirecek? Öncelikle kitlelere mi ulaşacaksınız?  Yan ürünler, takip süreci veya online destek önerecek misiniz? Online abonelik hizmetleriniz de olacaksa video veya pdf materyal içerecek mi? Eğer iyi bir konuşmacı değilseniz ve buna rağmen ekiplerle çalışmak istiyorsanız, alanınızdaki uzmanlarla konuşmak için  gereken sunum becerilerini geliştirecek misiniz? İş toplantılarını  yönetmeye kendinizi  hazır hissediyor musunuz? Eğer canlı gruplara konuşacağınıza ihtimal vermiyorsanız, alanınızla ilgili yazılar yazmayı deneyebilirsiniz. Örneğin bir e-kitap  veya bülten oluşturmak için yeterince bilginiz var mı?

İş konusundaki bir başka ders de  puzzle'ın “renk” boşluğunu doldurabilir. Yapmak istediğiniz işle ilgili gerçek bir piyasa olup olmadığını anlamak için online araştırma yapabilirsiniz.  Eğer yapmak istediğiniz şeyi hiç kimse sunmuyorsa ya gerçekten bu konuda pazar yoktur, ya da konuyu ilk düşünen sizsinizdir. Diğer taraftan, bir çok insan sizin yapmak istediğiniz işi zaten hali hazırda yapıyorsa  mutlaka  o işin bir piyasası da vardır. Bir sonraki adımınız bulunduğunuz yerde kaç tane bu işi yapan kişi olduğunu tespit etmek olmalıdır.  Rekabeti bir kontrol edin, piyasadan biraz farklı olabilecek misiniz?

Biraz daha fazla servis ya da az da olsa farklı ürün ya da süreç sunabilecek misiniz?
Bu konuda çok fazla soru olduğunu biliyoruz. Unutmayın  bu soruların cevapları sizin içinizde saklı. O  halde durmayın, gidin kendinize bir puzzle  alın  ve puzzle’ı birleştirirken ne yaptıysanız işinizi kurarken de aynı yöntemleri uygulayın..

KAYNAK: http://biznik.com/articles/building-business-is-like-solving-a-jigsaw-puzzle
Alexis Mason

Confidence Coach  (Güven Koçu)
Vancouver, Washington
UYARLAMA ÇEVİRİ: www.puzzlegaleri.com