romantik puzzle temaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
romantik puzzle temaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2015 Salı

Josephine Wall'ın fantastik dünyası

Çocukluğundan itibaren ışığa, renklere, fantastik ve görsel hikayeler anlatmaya tutkuyla bağlı olan bir sanatçıyı tanıtmak istiyoruz bu yazımızda sizlere. 
Adı Josephine Wall, 1947 İngiltere doğumlu…

Josephine Wall
Mor salkımlı bir sayfiye evinde eşiyle birlikte mutluluk içinde yaşıyor Josephine. Yaşadığı evin duvarları büyük büyük çiçeklerle kaplı. Elbette ki kendi elleriyle boyamış. 

Tahmin ettiğiniz üzere evinin  her yerinde sanatçının ruhundan esintiler var. Mutfağında bir orman sahnesi ve kelebekler, mobilyalarda çiçekler ve kuşlar, hatta cam kapılarda bile mor salkımlar…

 Evinin bahçesi bile sanatçının dokunuşlarından kaçamamış, çünkü sanatçı için rengarenk ve sıra dışı tasarımların ötesinde vakit geçirebileceği daha güzel bir şey yok!

Üç çocuğu ve  bazılarında sanata dair yetenekler sezinlediği 11 tane torunu var.



Daha çocukluğunda kaderinin bir ressam olduğu belliydi Josephine’in. Büyüleyici ve detaylı görüntüler, O’nun hayal dünyasından adeta çağıldayarak akıyordu tuvallere. Sanat Koleji’nden ayrıldıktan sonra yaptığı ilk tasarımları bile koleksiyonerler tarafından beğeniyle karşılanmış ve yüksek fiyatlara alıcı bulmuştu.

Sanatçı, resme olan sevgisinin yanısıra yaratıcı enerjisinin bir kısmını da seramik figürlere, heykellere ve cam paneller üzerine çeşitli resimler yapmaya ayırmıştır. Hatta giysiler için bazı tasarımları bile vardır.

Josephine Wall’ın çoğu mistik görüntülerden oluşan eserlerindeki ilham kaynağı, çok yakından gözlemlediği doğa ve onun korunmasına dair yakın ilgisidir.  Zaten yarattığı sahnelerin çoğunda bu anlamda mesajlar vermeye çalışıyor ve eserlerini beğenen izleyicilerinin de kendi kişisel büyülü dünyalarına yapacakları yolculukta, onlara esin kaynağı olmayı umut ediyor.


Birçok sanatçıya sorulan soru Josephine’de soruluyor:
 “Eserlerinizi yaratırken nereden esinleniyorsunuz?  Cevabı kısa ve net:

 “ Hiçbir yerden ve her yerden…”

Bir diğer soru da şu: “Resim yapmayı ne kadar zamanda öğrendiniz?” Cevap yine kısa :

“Bir ömür boyu…”

Çünkü çocukluğundan itibaren resim yapıyor ve en son yaptığı resmin bile gelişip olgunlaşmasına katkısı olduğunu düşünüyor.  Çok sık sorulan bir diğer soru ise bir resmi ne kadar sürede tamamladığı. Resmin konusuna ve boyutuna göre sürenin değiştiğini ama genel olarak ortalama 2-4 hafta içinde tamamladığını belirtiyor sanatçı.



Josephine Wall, diğerlerine nazaran daha çabuk kuruyan ve birçok rengarenk efekti ve dokuyu yaratmasını sağlayan akrilik boyalarla çalışmayı tercih ediyor.  Sürrealizm sanatçılarından Magritte ve Salvador Dali’den, Raphael öncesi romantizmden,“Art-nouveau” akımından, Alphonse Mucha’nın eserlerinden; Vladimir Kush, Daniel Merriam gibi  birçok modern fantastik sanatçıdan  etkilenip esinlendiğini kendisiyle yapılan röportajda belirtiyor.
Mer Angel, Josephine Wall (1000 parça puzzle)

 “Resim sanatı benim için bir kariyerden çok daha fazla…  Biçimlere ve renklere olan aşk, düşüncelerin tüketilmesi.  Eğer şövalemden uzun süre uzakta kalırsam, çok huzursuz olurum, endişeyle tekrar resim yapacağım zamanı beklerim.  diyor.

Öyle görünüyor ki gittikçe zorlaşan yaşam koşullarından kaçmak için, günümüzde daha çok kişi fantastik ve sürrealist sanata ihtiyaç duyuyor. Böylece sanatçının hayranları her geçen gün çoğalıyor. 

Snow Queen, Josephine Wall (1000 parça puzzle)
Birçok hikaye ve masala yaptığı çizimler, bu çizimlerdeki saklı yüzlerle bir marka olmuş, bu sayede çok daha popüler olmaya başlamıştır Josephine.  1967 yılından bu yana yaptığı çalışmalar, dünyanın pek çok ülkesinde ilgi görmekte ve sergilenmektedir.

1996 yılında yaptığı lisans anlaşmalarından sonra eserleri kartpostallara, kırtasiye malzemelerine, puzzle’lara, bardaklara, posterlere basılmaya başladı ve sanatçı daha geniş kitleler tarafından bilinir oldu.

Heart and Soul, Josephine Wall (1000 parça puzzle)

Gelin kendi web sitesindeki söyleşiden alıntı yapalım ve sanatçıyı kendi sözcükleriyle biraz daha yakından tanıyalım.
“Fantastik Sanat hakkında sizi etkileyen şeyler nelerdir?” diye sorulmuş, bakın sanatçı nasıl yanıtlamış:

 “Küçük yaşlardan itibaren garip şeyler beni hep etkiledi. Sürrealist sanatçıların birbirleriyle ilgisiz görüntüleri bir arada kullanmalarını sevdim. Fantastik sanat, bana olmak istediğim dünyayı tasvir etme fırsatı veriyor.  Bu benim karakterimin derin bir parçası olmalı, çünkü fantastik kitaplardan, filmlerden ve bilim kurgudan hep etkilenmişimdir. Star Trek The Next Generation, Voyager gibi bilim kurgu filmleri ile “Yüzüklerin Efendisi” gibi fantastik filmleri çok severim."  

Snow Flake, Josephine Wall (500 parça puzzle)
Genç sanatçılara söylemek istediği bir şey var mı diye sormuşlar:

“Zevk alın, yaratıcılığınızın her anından zevk alın! Kendinize karşı dürüst olun ve eğer sanatın herhangi bir tarzında resim yapmak istiyorsanız, olumsuz açıklamalar yüzünden kendinizi ertelemeyin. Sanatçı, kendi içgüdülerini takip edecek kadar bir öz güven geliştirmek zorundadır!”

"Doğa ve onu korumak hakkında neler söyleyeceksiniz" sorusuna ise şöyle yanıt vermiş:

“Doğayla ilgili en çok kaygılandığım şeyler hava kirliliği ve ağaçların yok edilmesi.  İsterim ki artık insanlar hırsları tarafından yönetilmesinler, sadece hayattaki basit şeylerden zevk alabilsinler, ki bu şeylerin çoğu zaten bedava… 

Yeteneklerin ve ustalığın değersiz olduğu, herşeyin atıldığı bir dünyada yaşıyoruz.  Gaia resimlerimde bu duyguyu açıklamaya çalıştım. 
“ No More-Artık Yeter!” ve “Sadness of Gaia” (Gaya’nın Hüznü) adlı tablolarım, toprak tanrıçasının koruyuculuğunu ve doğayı onarışını tasvir ediyor."

Presence of Gaia, Josephine Wall (1000 parça puzzle)

"...Neden sanatçılar doğayı korumak için büyük bir tutku içinde?  İnanıyorum ki, onlardaki  duyarlık ve daha yakından gözlem yapma yeteneği, Doğa Ana’nın enerjisine açılan bir kanal oluyor.
Zaman benim en büyük düşmanım. Kafamdaki bütün imgeleri boyamak için bir gün içinde asla yeterli saat olmuyor.  'Gücüm olduğu sürece resim yapmak' gibi bir sorumluluğum olduğunu hissediyorum, sanatçılar asla emekli olmazlar! “

The Three Graces, Josephine Wall (1000 parça puzzle)

Benzersiz anlatımı ve muhteşem  betimlemeleriyle içindeki sevgiyi yaymaya çalışan ve bunu da gayet iyi başaran Josephine Wall’ın emekli olmasını kim ister ki!

Sanatçının eserlerinden üretilen puzzle’ları  buraya tıklayarak mağazamızdan edinebilirsiniz.



30 Mart 2015 Pazartesi

Dominic Davidson ile romantik manzaralarda gezinti!

Büyükşehirde yaşayıp da  şehrin karmaşasından, gürültüsünden, yüksek binaların ruhsuzluğundan bıkmayanımız  var mı? Yeşillikler içinde bahçeli bir evde,  ya da şirin bir  sahil kasabasında yaşama hayali kurmaz mıyız? En azından emekliliğimizi  böyle bir yerde geçirmeyi istemez miyiz? 
 Sanatçı Dominic Davison, işte bizim bu hayallerimizi resme döküyor…
Limanda Günbatımı, Dominic Davidson, 3000 parça puzzle 
1972 yılında Londra'da doğan günümüz dijital sanatçılarından Dominic Davison, değişik ülkelerin pastoral romantik manzaralarından esinlenerek ürettiği eserlerinde,  tıpkı manzara resimlerinin prensi olarak anılan Barend Cornelis ve çağdaş sanatçılardan Terry Redlin gibi bizlere görsel şölen yaşatıyor.

Rose Cottage, Dominic Davison, 1500 parça puzzle 
Sanatçının çokça çizdiği cottage, dilimize "kır evi", "göle veya sahile yakın sayfiye evi" olarak çevirebileceğimiz bir sözcük. Aslında bu sözcük, eskiden İngiltere'deki tek katlı küçük, eski moda evler anlamına geliyordu.  Modern  kullanımda ise  "cottage" deyince İngiltere'deki mütevazı, rahat, genellikle kırsal veya yarı kırsal alanlarda inşa edilmiş küçük yazlık evler akıllara geliyor. Amerika'da bu tip evlere "dağ evi"  denildiğini de dipnot olarak belirtelim. 

Günümüzde  "cottage" sözcüğü , direkt romantik çağrışımlar uyandıran, sazdan çatılı masalsı evleri anlatıyor. Dominic Davison'un resmettiği aşağıdaki cottage'da yaşamayı hangimiz istemeyiz? "Cottage" görselli puzzle'lara ilginin büyük olması, içimizdeki bu romantik yaşam özleminin de bir yansıması değil mi? 



Romantik şehirler deyince akıllara gelen Paris, Dominic'in yeteneğinden süzülen resimlerde bütün büyüleyiciliği ile ruhları okşuyor. Bu görsellerin puzzle'a dönüşmesi ise elbette ayrı bir keyif...


Akdeniz'in o şirin , o güzel limanları da yer bulmuş sanatçının çalışmaları arasında. Limanda tekneler, gün batımındaki renksel şölen, martılar, yelkenliler, kırmızı kiremitli romantik evler...

Akdeniz ve romantizm sözcüğü yan yana gelirse, bazıları bunu "Venedik" diye okur... Aşağıdaki muhteşem "Venedik'te Alacakaranlık" tablosu, sizce de böyle okunmayı hak etmiyor mu? 


Ya aşağıdaki Victorian bahçeye ne demeli? Bu masalsı güzelliklerle, sanatçı bizleri huzura davet etmiyor mu?


"Başka yok mu?"diyenler , Dominic Davison imzalı puzzle'lara  bakmaya buradan devam edebilirler...


18 Şubat 2015 Çarşamba

Romantizmde bir mücevher: Hayez'in “The Kiss” tablosu

... Öpücük, doğanın hoş bir azizliğidir; konuşma gereksiz hale gelince sözcükleri durdurur...
                     Ingrid Bergman İsveçli sinema sanatçısı (1915 – 1982)

TheKiss, Francesco Hayez (1000 parça Ricordi Puzzle)

The kiss” yani öpücük, birçok sanat eserine verilen sihirli bir isim. Bu eserlerin içinde en ünlüsü de  muhtemelen Gustav Klimt'in altın yaldızlarla dolu “The Kiss” tablosudur, ki buradaki yazımızda anlatmıştık.

Bu yazımızda ise sizlere Milano'lu sanatçı Francesco Hayez'in İtalyanca anlamı “il bacio” olan “öpücük” adlı romantik tablosundan bahsetmek istiyoruz. Romantik bir resim diyoruz ama, “il bacio”, sadece öpücük anlamına da gelmiyor. Aslında bu resim, İtalya'nın doğuşunu simgeleyen sembolik bir öpücük olarak biliniyor.

İki sevgili ve onların birbirlerine tutku ile sarılışlarını tasvir eden bu tablo, Milan'daki Brera Gallery'de romantik tabloları görmekten ve bu tablolara saatlerce bakmaktan hoşlanan ziyaretçilerin her zaman ilgisini çekiyor.

Sanat tarihçileri resmi nasıl yorumluyor?

Sanat tarihçilerine göre bu tabodaki çift, 1870 yılında İtalya'nın bağımsızlığını sağlayan birleşme hareketi olan Risorgimento'nun (diriliş) alegorik (mecazi) bir anlatımıdır.
 Çiftin giysilerindeki 4 renk ise - kırmızı, yeşil, beyaz ve gök mavisi- İtalya ve Fransa'nın ulusal bayrakları ile ilgilidir. Bu iki ülke, aralarında ittifak yaparak Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna karşı İkinci Bağımsızlık Savaşı'nda zafer kazanmışlardır. Bu savaş 1859 yılında bitmiştir, ki gördüğünüz Il Bacio tablosu da aynı yıl ortaya çıkmıştır. Eğer sanatçının tek amacının bu tarihi zaferi vurgulamak ve siyasi bölünmelerin sıkıcı renklerine karşı ulusal birliğin zaferini kutlamak olduğunu düşünürsek, ilkel ortaçağ arka planına karşı tek ışık ve renk kaynağının resimdeki çift olduğunu görmek, resmin bu tarihsel okumasına belirli bir anlam katacaktır. Hayez'in1861 yılında tamamladığı, eserin son versiyonunda, bu kutlama amacı daha belirgin bir şekilde görülür, zaten  1861 yılında Roma, İtalya'nın başkenti olarak ilan edilmiştir.


Tablodaki detaylar bize neler anlatıyor?

The Kiss- Öpücük adlı tabloda, Hayez bir masala hayat veriyor. Her ne kadar yüzlerini saklasalar da, bu iki sevgili, öğrenmek isteyenler için aslında sırlarını açıklıyorlar. Erkeğin ayağı, sanki acelesi varmış gibi merdivenlerin ilk basamağının üzerinde yer alıyor. Kadınsa sanki erkeğin gitmesine izin verecekmiş gibi bir hassasiyetle O'na sarılmış. Resme bakarken, yaklaşan bekçinin ayak seslerini duyar gibi oluyoruz. Bu iki aşığın birbirlerine tekrar buluşmak için fısıltıyla söz verdiklerini hissediyoruz ve kahramanımız hızla merdivenleri çıkıyor.

Basit bir zarafet ve gösterişsiz bir ortaçağ sahnesi seçerek ( her ne kadar resmin anlattığı tarihsel olay 19. yüzyılda geçse de), Hayez bizleri eserinin her detayını dikkate almaya teşvik ediyor. Erkeğin hançerinin sevgilisinin beline baskı yapması, tehlikenin yakınlarda olduğunu anlatıyor. Arka plandaki uğursuz gölge, adeta hayal gücümüzle oyun oynuyor. Resmin sağ üst köşesindeki o karanlık çatlak, bize zindan pencerelerini anımsatıyor ve bizi takip eden bir casusun karanlıkta parlayan kedi gözlerini hayal ediyoruz. Sizce kadının üzerindeki mavi masalsı elbise gerçeğe ne kadar yakın görünüyor? Elbisenin görkemli güzelliği umudu, hatta zamanın belirsizliğini simgeliyor.

Il Bacio- The Kiss-Öpücük tablosu, bize İtalya'da bu sevgililere ne olduğuna dair belki de boşu boşuna hayal kurduruyor. Hayatımıza anlam katan birisi girdiğinde ona sarılmamız ve onu bırakmamamız gerektiğini anımsatıyor. Sevginin ve bağımsızlığın ne kadar büyük itici güçler olduğunu söylüyor.


Bu güzel ve de anlamlı eserin puzzle'ını birleştirirken acaba sizler neler hissedeceksiniz? Merak ediyorsanız puzzle'lar işte burada...

KAYNAK:
https://zuriest.wordpress.com/2011/11/21/a-jewel-in-romanticism-hayezs-the-kiss/

6 Şubat 2015 Cuma

James Lee imzalı rüya gibi tablolar ve puzzle'ları

Aşkı Beklerken, Eşsiz Sahil, Karlı Bir Akşamüstü gibi puzzleseverlerin çok ilgi gösterdiği şiirsel tablolara imza atan James Lee ile tanıştırmak istiyoruz sizi.


Puzzle zaten insanı rahatlatan bir uğraş; bir de James Lee gibi masalsı güzellikleri rengarenk bir şölen şeklinde yansıtan sanatçıların imzasını taşıyan puzzle'ları tercih ederseniz, emin olun içinizi ekstra sevgi, huzur ve mutluluk kaplayacaktır.

Bu romantik eserlerin sahibi hakkında size uzun ve detaylı bilgi vermek isterdik ama ne yazık ki uzun araştırmalarımıza rağmen, kendisi hakkında detaylı bilgiye rastlayamadık.


Sanatçı Güney Kore’de doğmuş, çocukluğu orada  geçmiş. Seul’de üniversite eğitimi aldıktan sonra 1981 yılında Amerika’nın Kaliforniya eyaletine taşınmış. Orada  bir sanat galerisi açmış, sonrasında 1994 yılında Arizona’ya yerleşmiş ve üç boyutlu görünümde eserler üreten “muralist- duvar resimleri sanatçısı” olarak çalışmalarına devam etmiş. 


Bir süre sonra eşinin adını verdiği “Carol’s Art Gallery” adındaki ikinci galerisini açmış. Her iki başarılı galeri ile gerek New York’daki, gerekse Los Angeles’daki  sanat çevrelerinde tanınmaya başlamış.

Mavi Romantizm, James Lee (1500 parça puzzle)
Sözü fazla da uzatmadan sizleri  muhtemelen aşık olacağınız bu şahane puzzle’lar ile baş başa bırakmak istiyoruz. 

James Lee imzalı puzzle’ların tamamını buraya tıklayarak mağazamızdan edinebilirsiniz.

Dağ Evi, James Lee (500 parça puzzle)

Cennetten Işıklar, James Lee (1500 parça puzzle)
Peaceful Reflections, James Lee (1000 parça puzzle)

Early Service, James Lee (1500 parça puzzle)

Keyifli puzzle'lamalar...


21 Ocak 2015 Çarşamba

Koreli sanatçı Sung Kim'in masalsı dünyası ve puzzle'lar!

 “Biraz gün ışığına ihtiyacım olduğunu hissediyorum. Haydi okyanusun mavisine yolculuk yapalım, palmiye ağaçlarına hayran olup sahilde tembel tembel oturalım! Sonrasında belki de gelecek hafta kış mevsimine tekrar geri döneriz!  Aramıza hoş geldiniz.”  
Koreli Sanatçı Sung Kim

Kanaldaki Kahve, Sung Kim


Sanki bir masaldaymış gibi mükemmel bir manzaranın ortasında bir ev, evin arkasından görünen yemyeşil orman, pembeli morlu rengarenk çiçekler hayal edin. Evin kenarında ya dalgalı bir deniz, ya bir nehir, ya da durgun bir göl olsun…

Bu mükemmel manzarayı saatlerce içinize çekebilmeniz için oturacak güzel sandalyeler, beyaz örtülü sade ama zarif bir masa da olsun hayalinizde. Olmuş olacak meyve tabağı ve iki de kadeh koyun masanın üzerine.

Şarap Evi, Sung Kim

Arnavut kaldırımlarıyla döşenmiş dar ve sevimli sokaklarda balkonlarından ve pencerelerinden çiçekler sarkan ahşap veya taştan evler, kuşlar, kuğular… Huzuru ve sevgiyi hissedeceğiniz romantik mekanlar, çiçek tarlaları, sandal sefaları…

Köydeki Kanal, Sung Kim

İşte bütün bu anlattıklarımız ve daha fazlası var Sung Kim’in tablolarında. Hayallerimizdeki mekanları, evleri çizmiş adeta sanatçı.

Göldeki Ev, Sung Kim


Sung Kim’in renk ve ışık içinde yüzen, masal kitaplarından çıkmış gibi duran manzaraları, bahçeleri, su kenarları ve köyleri, hem hoş, hem sakin, hem de davetkâr!

Taş Köprü Konağı, Sung Kim

Yaşam Öyküsü


1940 yılında Güney Kore’nin başkenti Seul’de doğar Sung Kim.  Resim konusundaki yeteneği küçük yaşlarda dikkati çekmeye başlar. Öyle ki, ilkokuldan itibaren girdiği yarışmalarda hayal gücünü ve yaratıcılığını o kadar güzel aktarır ki çizimlerine, bir çok ödül kazanır. Doğru bir karar vererek resim tutkusunun peşinden gider ve Seul’deki Seorabal Sanat Koleji’nden onur derecesiyle mezun olur.

Söğüt Güzelliği, Sung Kim

Şanslıdır Sung Kim, okuldan mezun olunca kendi stüdyosunu açıp çeşitli dergilere ve çocuk kitaplarına resimler yapmaya başlamıştır çünkü.  Güney Kore Kültür Bakanlığı'nın düzenlediği bir yarışmada büyük ödül olan altın madalyayı kazanınca, sanatsal anlamdaki yeteneği otoriteler tarafından da tanınıp onaylanır Sung Kim’in.

Kışlıkta Akşam Üstü, Sung Kİm

Sonrasında Avrupa seyahatine çıkan sanatçı, 1980 yılında Amerika’ya göç eder. Son 20 yıldır Amerika’daki çeşitli sanat galeri ile çalışmalarını aralıksız sürdürür ve 400’ün üzerinde manzara resmi yapar.

Teras Cafe II, Sung Kim

Popüler puzzle görselleri:



Sung Kim’e ait çoğu görsel, özellikle Kuğular ve Kır Evi ile Villa de Lago, en çok ziyaret edilen puzzle modelleri arasında yer almaya devam ediyor.

Kuğular ve Kır Evi, Sung Kim

Villa De Lago, Sung Kim



Sanatçının eserlerinden üretilen puzzle’lara mağazamızdan ulaşabilirsiniz.

Keyifli puzzle'lamalar...